Kategoriler: Sağlıklı Yaşam

Şeker Yememek İçin 6 Önemli Neden

 

Vücudumuzun şekere ihtiyacı var. Fakat bunu doğal yollarla, yani sebze ve meyvelerden almamız, en doğru yol. Beyaz şeker tüketimi ise oldukça zararlı. Şeker gıdalarda birçok formda bulunuyor ancak en zararlı olanı GDO’lardan üretilmiş beyaz şeker türü.

Aşırı beyaz şeker kullanımı ile vücudumuzda onarılmayacak hasarlara sebebiyet verebiliriz. Bazı insanlar ise şekeri hayatlarından tamamen çıkarmış durumda. Şeker yemeyen bu insanların bildiği bir şeyler var. İşte bildikleri şeyler…

1.Alkol kadar zararlıdır

Şeker ile vücuda giren glikoz ve fruktoz ihtiyaç fazlası karaciğer üzerinde alkol ile aynı etkiyi yaratıyor. Hasar gören karaciğer, kendini vücuda aşırı kilo aldırarak ve verdirerek gösteriyor.

2.Göbek ve bel yağlarını artırır

Şeker vücutta yağlanmanın birincil sebebidir. Fruktoz içeren içecekler bel çevresindeki yağları arttırarak diyabet ve kalp hastalıklarına sebebiyet verir. Ek olarak sürekli yeme arzusu ve uykusuzluk sorunları da neden olur.

3.Kalbe zarar verir

Şeker kullanımı kalbin kan pompalama mekanizmasını etkileyerek, kalp hastalıkları riskini yüksek oranda arttırıyor. Meydana gelen sorunlar sadece bunlarla da kalmıyor, kötü kolesterolün yükselmesinde de rol oynuyor.

4.Bağışıklık sistemi zayıflatır

Aşırı şeker tüketimi sonrasında vücudumuz hastalıklara karşı güçsüzleşir; parazitlere, virüslere ve bakterilere yenik düşer. Günümüzdeki şeker kullanımını düşündüğümüz zaman bağışıklık sistemimizin yarı performansla çalıştığı kanısına varabiliriz.

5.Ömrünüzü kısaltır

Yapılan araştırmalar aşırı şeker tüketiminin kronik diyabet riskine, kansere, kalp hastalıklarına sebebiyet verebileceğini göstermiştir.

6.Kronik hastalıklara neden olur

Aşırı şeker tüketimi vücuttaki insülin miktarını artırmaktadır. İnsülin ise pankreasta kan şekerini yükselten bir hormondur. Şeker tüketildiği zaman bu hormon pankreasta üretilmeye devam eder. Kronik olarak yüksek olan insülin; vücudun mineral dengesinin bozulmasına, bağışıklık sisteminin bozulmasına, kansere, sivilceye, konsantrasyon problemlerine, vücuttaki yağ asidi miktarının artmasına, yumurtalık kanserine, magnezyum emiliminin yavaşlamasına, gözlerin zayıflamasına, duygusal tepkilerin dengesizleşmesine, kandaki E vitaminin azalmasına, alerjilere ve katarakta neden olabilmektedir.

Gülin Misket

hayallerinin peşinde... çok okuyan,azıcık yazan,daima gülen bir meczup...

Paylaş
Yayınlayan
Gülin Misket

Önceki Yazılar

Viatris’in Türkiye Organizasyonu, üst üste ikinci kez “Great Place to Work®” sertifikası aldı

Küresel sağlık şirketi Viatris’in Türkiye organizasyonu, çalışanlarının değer gördüğü, desteklendiği ve seslerinin duyulduğu kapsayıcı ve…

% gün önce

“Otolog kök hücre nakli doğru hastaya uygulandığında MS’i kontrol altına alma oranı daha yüksek”

Türkiye’de yaklaşık 85 bin kişiyi etkileyen Multipl Skleroz (MS) hastalığına karşı kullanılan atakları azaltmaya ve…

% gün önce

TÜRKİYE’NİN İLK ‘KİLO YÖNETİM PARKI’ AÇILDI!

Türkiye’nin, kilo yönetimine dikkat çeken ilk park projesi ‘Kilo Yönetim Noktası’, Abbasağa Parkı’nda İstanbullularla buluşuyor.…

% gün önce

GEN’den sedef hastalığının tedavisine yönelik umut veren çalışma: GN-037

GEN, formülasyonunu bünyesindeki AR-GE laboratuvarlarında geliştirdiği yenilikçi ilacı olan GN-037 topikal kreminin Faz 2 klinik…

% gün önce

“Ülkemizde DMD hastalığının görülme oranını düşürmek mümkün!”

7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü’ne özel açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim…

% gün önce

Viatris Türkiye, Great Place To Work® Sertifikası aldı

Global sağlık şirketi Viatris’in bir parçası olan Viatris Türkiye, Great Place to Work® sertifikası aldı.…

% gün önce