Kategoriler: Sağlık Haberleri

Reflü kalbi sıkıştırır mı?

Reflü hastalığı, özellikle yemek sonrası hazımsızlık, göğüste yanma, ekşime ve ağıza acı su gelme yakınmalarıyla toplumda oldukça sık görülüyor. Peki reflü hangi belirtilerle ortaya çıkar? Reflü kalp krizini andıran bulgular gösterebilir mi? Genel Cerrahi-Meme-Tiroid ve Onkolojik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Emin Güneş yazdı.

Kısaca mide içeriğinin yemek borusu ve ağıza gelmesi olan reflü hastalığı, özellikle yemek sonrası hazımsızlık, göğüste yanma, ekşime ve ağıza acı su gelme yakınmalarıyla toplumda oldukça sık görülmektedir.

Normal olarak yemek borusunun alt ucunda özafagial sfinkter adı verilen kastan oluşmuş kapak benzeri bir yapı vardır. Bu yapı asidin mide içerisinden yukarıya kaçmasını önler. Ancak yemek borusu ile midenin birleşim yerindeki hiatal açı adını verdiğimiz açılanma ve basınç farkındaki değişiklikler nedeniyle kapak gevşer ve böylece mide asidi gıda içeriğiyle beraber yemek borusuna kaçar hatta ağza kadar gelir. Bundan dolayı en önemli belirti, mide asidinin neden olduğu yemek borusundaki yanmanın göğüste hissedilmesidir.

REFLÜNÜN BELİRTİLERİ
Reflü hastalığında belirtiler atipik ve tipik olabilir. En sık görülen tipik reflü belirtisi göğüste yanma olan “heartburn” dır. Bu yanma sadece midede değil, boyunda, omuzlarda hatta sırtta ve kolda dahi hissedilebilir. Hatta bazen kalp ağrısından ayırt edilemez ve hastalar kalp krizi geçirdiğini düşünerek doktora başvururlar. Kalp krizini andıran bu bulgular çoğu kez kişiyi anjioya yönlendirir. Öyle ki göğüs ağrısı nedeniyle koroner anjio yapılıp negatif bulunan yüzde 50 hastada reflü özofajit saptanmıştır.

Atipik belirtileri arasında, ağızda metalik bir tat, kuru öksürük ve ses kısıklığı vardır. Öksürüğün sebebi, ağız tabanına gelen mide asidinin boğazda oluşturduğu irritasyondur ve özellikle sırt üstü yatıldığında daha belirgin hale gelir.

TANI NASIL KONUR?
Tanı üst sindirim sistemi endoskopisi olan gastroskopi ile basitçe konur. Gerektiğinde burundan mideye gönderilen ince bir tel ile mideden yemek borusuna kaçan asit miktarını ölçen pH metre denilen bir yöntem de tanıyı destekler.

TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
Reflü hastalığı tanı konulduktan sonra tedavisi mümkün bir hastalıktır. Yaşam tarzının değiştirilmesi tedavinin ana prensibidir. Özellikle obezite karın içi basıncını artırıp, mideye baskı yapması nedeniyle reflüyü artırır. İlk amaç fazla kilolardan kurtulmak olmalıdır. Bunun için yapılacaklar;

– Fazla miktarda yemekten kaçınmak,
– Yiyecekleri yavaş yiyip, iyi çiğnemek,
– Özelikle yağlı yiyeceklerden ve kızartmalardan kaçınmak (fast-food gıdalardan uzak durmak),
– Çikolata, kahve, krema ve çayı sınırlı sayıda tüketmek,
– Asitli içeceklerden sakınmak,
– Yemek sonrası hemen sırtüstü yatmamak ve tok karnına uyumamak,
– Beli sıkan dar giysilerden kaçınmak,
– Yatak başının yükseltilmesi.

PEKİ CERRAHİ NE ZAMAN?
Yaşam tarzı şikayetleri ile beraber ilaç tedavisi reflü hastalığının iyileşmesinde çok önemli yer tutar. Uygun dozda kullanılan reflü ilaçları ile, gastroözafagial reflü hastalığının bulguları tamamen ortadan kalkabilir. Eğer,

– Yakınmaların şiddeti ve sıklığı, tedaviye rağmen devam ediyorsa,

– Yemek borusundaki hasarın şiddeti fazla ise,

– Yemek borusunda kanama ve darlık varsa,

– Ve yine reflü ile birlikte büyük mide fıtığının (Hiatal herni) mevcut olması durumunda hastanın tedavisi cerrahi ile sağlanır.

Ve unutmayalım ki, sevgisiz yaşam, solmuş bir çiçeğin her gün sulanması gibi beyhude bir yaşamdır. Güzellikten yana ne varsa aslı sevgidir. Sevginin dozunu bol tutalım ve unutmayalım ki sevginin en önemli yan etkisi yine sevgidir.

Maske, sosyal mesafe ve hijyene dikkat ederek, sağlıkla kalın sevgili okurlar. (haberturk.com)

Meraklı Hastalar

Merak Et, Sağlıklı Kal!

Paylaş
Yayınlayan
Meraklı Hastalar

Önceki Yazılar

Viatris’in Türkiye Organizasyonu, üst üste ikinci kez “Great Place to Work®” sertifikası aldı

Küresel sağlık şirketi Viatris’in Türkiye organizasyonu, çalışanlarının değer gördüğü, desteklendiği ve seslerinin duyulduğu kapsayıcı ve…

% gün önce

“Otolog kök hücre nakli doğru hastaya uygulandığında MS’i kontrol altına alma oranı daha yüksek”

Türkiye’de yaklaşık 85 bin kişiyi etkileyen Multipl Skleroz (MS) hastalığına karşı kullanılan atakları azaltmaya ve…

% gün önce

TÜRKİYE’NİN İLK ‘KİLO YÖNETİM PARKI’ AÇILDI!

Türkiye’nin, kilo yönetimine dikkat çeken ilk park projesi ‘Kilo Yönetim Noktası’, Abbasağa Parkı’nda İstanbullularla buluşuyor.…

% gün önce

GEN’den sedef hastalığının tedavisine yönelik umut veren çalışma: GN-037

GEN, formülasyonunu bünyesindeki AR-GE laboratuvarlarında geliştirdiği yenilikçi ilacı olan GN-037 topikal kreminin Faz 2 klinik…

% gün önce

“Ülkemizde DMD hastalığının görülme oranını düşürmek mümkün!”

7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü’ne özel açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim…

% gün önce

Viatris Türkiye, Great Place To Work® Sertifikası aldı

Global sağlık şirketi Viatris’in bir parçası olan Viatris Türkiye, Great Place to Work® sertifikası aldı.…

% gün önce