Dünyanın en iyi okçuları arasında yer alan ve Rio Olimpiyatları’nda herkesi kendisini hayran bırakan Milli Sporcumuz Mete Gazoz okçuluk sporu, egzersizleri ve geleceği hakkında konuştu.
“Rio benim ortam olarak bildiğim bir ortam. Ondan önce Avrupa Oyunları ve Akdeniz Oyunları’na da gittim. Antrenörüm de daha önce olimpiyatlarda yarıştığı için bu da benim büyük artım oldu. Emeğimin karşılığını almak benim için büyük bir gururdu. Ailenden, çevrenden ve herkesten uzaksın, böyle bir ortamda hayallerini yaşıyorsun. En büyük mutluluğum onca emeğimin karşılığını almak oldu. Telefon kullanmam yasaktı olimpiyatlarda. 2. turda elenince telefonu elime alıp bir bakınca binlerce mesaj gördüm. Hiç geri dönüş beklemiyordum ama inanılmaz güzel mesajlar aldım.
Annem bile ‘Orada bir yarışma daha oldu onda mı şampiyon oldun?’ diye takıldı. Ben oraya çıktığımda kendim gibi davrandım. Ekstra bir şey yapmadım. Belki de bu yüzden çok sevdiler. Ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştım Rio’da özetle.
2016 Rio Olimpiyatları’na Avrupa kıtasında birinci olarak gittim. Dünyada 1. olarak Tokyo’ya gitmek istiyorum. 2019’da Dünya Şampiyonası’nda takım kotası alıp 2020’ye böyle gitmek istiyoruz. Olimpiyatlara takım olarak gitme şansını kıl payı kaçırıyoruz. Bu hasrete son verme peşindeyiz. İnsanların bizim için ‘Türkiye olimpiyatlardan altın madalyayla döner’ düşüncesinde olmasını sağlamak istiyoruz.” dedi.
Mete Gazoz, doping yapan sporculara çok sert şekilde yüklendi: “Dopingli çıkan bir sporcu benim gözümde vatan hainidir. Orada kendisini değil ülkesini kötülüyor. Şampiyonalarda göğsünde taşıdığın bayrak için hayatını kaybeden onca insan varken, sen 35 saniyede ülkeni lekeliyorsun.” dedi.
Benim dönüm noktam 2015’teki dünya şampiyonası oldu. Ben oraya 2016 için kota almak için gittim ama kıl payı kaybettim ve okçuluğu bırakma noktasına geldim. Kendime yaptığım yatırımlardan dolayı bu çok doğal diye düşünüyorum. Annemle aramda geçen bir diyalog sonrası ise bu kararımdan vazgeçtim. Çünkü ben orada en dibi gördüm. Ferdi yarışmada 6-0 en ağır sonuç ve o an beni çok etkiledi. Babamın en büyük hayali olimpiyatlara gitmekti ve 13 yaşında ben ona söz verdim. Sen de benimle birlikte geleceksin demiştim. Babam da ciddiye almamıştı o dönem. Babamın içinde ukde kalmıştı olimpiyatlara gitmek. Ama spor psikoloğumuz, aile bağlarımızın çok kuvvetli olduğundan dolayı babamın olimpiyatlara benle gelmesini istemedi ve babam gelmedi. Bana sorarsanız ise ben etkilenmezdim. Zaten benim Rio öncesi gittiğim her antrenmanda babam arkamdaydı.
Belli takıntılarım var; ok atarken giydiğim ayakkabım hep aynıdır.
Babamdan kaynaklanan bir durum. Futbol, basketbol, satranç, tenis, voleybol masa tenisi de oynadım.
Okçuluğa gelen insanlar ailesinin zoruyla gelmezler. Mesela dövüş sporlarında bu çok yaşanır. Bize işin meraklısı gelir. Eğer bu sporu cidden yapmak isteyen varsa peşine düşsün ve yapmak için elinden ne geliyorsa yapmaya çalışsın.
Kuvvetli yay kullanırım. Motivasyonum düştüğü zaman çok rahat geri toparlayabiliyorum. Kolay kolay psikolojik savaşları kaybetmem.
Omuzun içindeki kapsülde sakatlıklar olabiliyor. Milyonlarca ok attığın ve hep aynı hareket olduğu için orası iyice zedelenmeye başlıyor. Doğru şekilde kondisyon ve ağırlık yapmazsan sakatlıklar yaşanabiliyor.
Açma-germe ve ısınma-soğuma hareketleri.
Küresel sağlık şirketi Viatris’in Türkiye organizasyonu, çalışanlarının değer gördüğü, desteklendiği ve seslerinin duyulduğu kapsayıcı ve…
Türkiye’de yaklaşık 85 bin kişiyi etkileyen Multipl Skleroz (MS) hastalığına karşı kullanılan atakları azaltmaya ve…
Türkiye’nin, kilo yönetimine dikkat çeken ilk park projesi ‘Kilo Yönetim Noktası’, Abbasağa Parkı’nda İstanbullularla buluşuyor.…
GEN, formülasyonunu bünyesindeki AR-GE laboratuvarlarında geliştirdiği yenilikçi ilacı olan GN-037 topikal kreminin Faz 2 klinik…
7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü’ne özel açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim…
Global sağlık şirketi Viatris’in bir parçası olan Viatris Türkiye, Great Place to Work® sertifikası aldı.…