Kategoriler: Çocuk Sağlığı

Erken ergenlik kız çocuklarında daha çok görülüyor

Ergenlik; “fiziksel, hormonal, sosyal ve ruhsal değişikliklerin, iç içe ve birlikte yaşandığı, uzun bir sürece yayılan gelişimsel periyot” olarak tanımlanıyor. Ergenlik dönemindeki gelişimin her çocukta aynı hızda ilerlemediğini belirten uzmanlar, genetik faktörlerin gelişimi etkileyen en önemli etkenlerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar, erken ergenliğin çocukluk döneminde 5-10 binde 1 görüldüğünü, kız çocuklarında daha sık rastlandığını ve erkek çocuklarında kafa içi tümörler gibi hastalıklarla daha çok ilişkili olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, erken dönemde başlayan fiziksel değişikliklerin ebeveynler ya da çevre tarafından fark edildiği anda uzmana başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Çiğdem Yektaş, erken ergenlik dönemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Genetik faktörler erken ergenlikte önemli etken

Ergenliğin (adolesans) fiziksel, hormonal, sosyal ve ruhsal değişikliklerin iç içe ve birlikte yaşandığı uzun bir sürece yayılan gelişimsel periyot olarak tanımlandığını belirten Doç. Dr. Çiğdem Yektaş, sözlerine şöyle devam etti:

“Seksüel gelişimin ve üreme fonksiyonlarının kazanıldığı dönem olarak tanımlanan Puberte ise bu durumun daha çok fiziksel maturasyonla, nöroendokrin değişikliklerle ve bunlara eşlik eden sekonder cinsiyet karakterlerinin gelişimi ile giden ve daha kısa bir süreye tekabül eden bir gelişim dönemidir. Pübertal gelişim her çocukta aynı hızda ilerlemiyor. Gelişimi etkileyen pek çok etkenden bahsedebiliriz. Bunlardan en önemlisi genetik faktörler olabiliyor ama bunun dışında bazı çevresel koşullar, içinde yaşanan sosyal ve kültürel düzey, sosyo-ekonomik durum, kültürel uyarımlar, beslenme, düşük doğum ağırlığı, obezite, kronik rahatsızlıkların varlığı, bazı nöroendokrin bozucular ve kimyasallarla sık temas etme erken ergenliğin başlangıcında önemli çevresel koşullar olarak karşımıza çıkıyor.”

Erken ya da geç olması cinsiyete göre değişiyor

Erkeklerde ve kızlarda cinsiyet farklılıkları nedeniyle gelişimin erken ya da geç evrelerde olabildiğini ifade eden Yektaş, “Ancak erken ergenlik durumu özellikle kızlarda 8 yaşından önce göğüs gelişiminin başlaması, erkeklerde ise 9 yaşından önce testis hacminin büyümesi ile kendini gösteren ve olağan fiziksel gelişimsel sürecin daha erken bir döneme çekildiği bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Bu değişimler özetle aslında fiziksel büyüme ve gelişimin hızlanması anlamına geliyor. Boy ve ekstremitelerin uzaması, kemik yaşının daha ileri bir seviyeye taşınması ve iskelet gelişimi karşımıza erken ergenlik belirtileri olarak çıkıyor” dedi.

Kız çocuklarında daha sık rastlanıyor

Erken ergenlik durumunun çocukluk döneminde 5-10 binde 1 görüldüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Çiğdem Yektaş, “Aslında kız çocuklarında erkeklere kıyasla daha sık görülüyor. Kızlardaki nedensel durumlar, pek fazla tespit edilemiyor. Bu nedenle de idiopatik olarak değerlendiriliyor. Erkek çocuklarında görüldüğünde ise etiyolojide kafa içi yer kaplayan tümörler ya da cinsiyet hormonlarını salgılayan batın içi yerleşimli tümörler sorunlara yol açabiliyor” dedi.

Erken dönemdeki ilk farklılıkta uzmana başvurulmalı

Doç. Dr. Çiğdem Yektaş, erken dönemde başlayan fiziksel değişikliklerin ebeveynler ya da çevre tarafından fark edildiği anda uzmana başvurulması gerektiğini belirterek “Çocuğun bu konuyla ilgili endokrinoloji uzmanına ya da bu konuda çalışan bir kliniğe yönlendirilmesi gerekiyor. Çocukla ilgili yapılması gereken aslında ilk ve en önemli eylem bu olacaktır. Süreç içerisinde çocukla ilgili yapılacak ayrıntılı değerlendirmeler, multidisipliner bir yaklaşım gerektiriyor. Çocuğun sadece hormon profilinin çıkarılması ya da bedensel değişimlerinin takibi değil, buna eşlik eden güçlükler ya da zorlukların da değerlendirilmesi, çocuğun bu değişimleri nasıl anlamlandırdığının da mutlaka gözden geçirilmesi çok önemli. Ayrıca ebeveynin de konuyla ilgili açık bir şekilde bilgilendirilmesi ve kaygılarının giderilmesi aynı şekilde büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Meraklı Hastalar

Merak Et, Sağlıklı Kal!

Paylaş
Yayınlayan
Meraklı Hastalar

Önceki Yazılar

Viatris’in Türkiye Organizasyonu, üst üste ikinci kez “Great Place to Work®” sertifikası aldı

Küresel sağlık şirketi Viatris’in Türkiye organizasyonu, çalışanlarının değer gördüğü, desteklendiği ve seslerinin duyulduğu kapsayıcı ve…

% gün önce

“Otolog kök hücre nakli doğru hastaya uygulandığında MS’i kontrol altına alma oranı daha yüksek”

Türkiye’de yaklaşık 85 bin kişiyi etkileyen Multipl Skleroz (MS) hastalığına karşı kullanılan atakları azaltmaya ve…

% gün önce

TÜRKİYE’NİN İLK ‘KİLO YÖNETİM PARKI’ AÇILDI!

Türkiye’nin, kilo yönetimine dikkat çeken ilk park projesi ‘Kilo Yönetim Noktası’, Abbasağa Parkı’nda İstanbullularla buluşuyor.…

% gün önce

GEN’den sedef hastalığının tedavisine yönelik umut veren çalışma: GN-037

GEN, formülasyonunu bünyesindeki AR-GE laboratuvarlarında geliştirdiği yenilikçi ilacı olan GN-037 topikal kreminin Faz 2 klinik…

% gün önce

“Ülkemizde DMD hastalığının görülme oranını düşürmek mümkün!”

7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü’ne özel açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim…

% gün önce

Viatris Türkiye, Great Place To Work® Sertifikası aldı

Global sağlık şirketi Viatris’in bir parçası olan Viatris Türkiye, Great Place to Work® sertifikası aldı.…

% gün önce