Doğum Sonrası Hijyen İhmali, Enfeksiyonlara Davet Çıkarıyor!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), doğum istatistiklerine göre toplam doğurganlık hızı, 2015 yılında 2,15 çocukken 2016 yılında 2,10 çocuk olarak gerçekleşti.

Doğum ve hamile kalma oranlarının her geçen yıl düştüğü Türkiye’de özellikle rahat bir doğum için anne adayları nelere dikkat etmeliler?, Doğum öncesi ve sonrası hazırlıklar nasıl olmalı? gibi soruları Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadide Korkut yanıtladı:”Rahat bir doğum için gebe kalmadan önce kontrollerini yaptırmaları gerekir. Nedir, peki bunların içinde ne var?, Sigarayı bırakmak, kilo konusunda dikkatli olarak ideal kiloya inerek metabolizmayı rahatlatmak, Guatr varsa ilaçlarınızı düzenlemek, şeker seviyelerini normale indirerek anomali riskini azaltmak, folik asite iki üç ay önceden başlayarak nöral tüp defekti yani beyin ve omurga gelişimlerini sağlayan folik asiti alarak, bebeğin anomali riskini azaltmak gerekebilir. Ayrıca kimyasal maddelerden uzak durmak ve beslenmenize dikkat etmek, hayatınızdaki radyasyonu azaltmak bunlar için çok önemli…

Onun dışında rahat bir doğuma hazırlık için bence bir yıllık bir evlilik cinsel hayatın oturması açısından önemlidir. Çünkü gebelikle birlikte bazen cinselliğe müsaade etmeyeceğimiz durumlar olabiliyor. Plasenta Previa (Bebeğin anne ile arasındaki ilişkiyi sağlayan plasentanın, bebeğin önde gelen kısmından daha aşağıda yani servikse daha yakın olması) gibi erken doğum tehlikesi durumlarında bir yıldan sonra gebeliği düşünmek hem annelik psikolojisine hazır olmayı sağlayacaktır hem de aile ortamı ve dengelerin oturmasını sağlayacaktır.” dedi.

Doğum öncesi son hazırlıklar

Op. Dr. Nadide Korkut, “9 ay geçti, doğumumuz gerçekleşecek, aklımızda birtakım soruların kalmaması lazım… Onun için öncelikle ailemizle ilgili tam bir destek aldığımızı, doktor olarak da tıbbi desteğimizin iyi olduğunu düşünerek doğuma yaklaştık diyelim… Doğum tamamen biyolojik, fiziksel ve ruhsal bir başarıdır. Fiziksel başarı derken bebeğin duruş şekli, kilosu ve sizin pelvis yapınızın uyumlu olarak doğum sırasında kaslarınızın gücüyle ağrıları doğru kullanarak doğurmak olayıdır. O nedenle güvenilir bir ortam, güvenilir bir ekip, güvenilir bir aile ile yola çıkmak doğrudur ve başarıyı sağlamak için de istemek çok önemlidir. İstemek dışında da şartlar ve koşulların uygun olması gerekir. Çatının, bebeğin duruşunun, kilosunun uygun olması gerekir, doğru hastane ve yoğun bakımın olduğu, ekibin tam olduğu yerleri seçmek önemlidir. Herşey %90 yolunda giderse de bazen %10 şanssızlıkları bertaraf edebilecek teknik donanımların ve özelliklerin olduğu hastanelerde doğum gerçekleşmelidir.” dedi.

Doğum çantasında anne için mesane pedi, bebek içinse bebek bezleri önemli!

Doğum öncesi anneler ve bebekleri için doğum çantası konusunun hazırlık için önemli olduğunu vurgulayan Op. Dr. Nadide Korkut, hangi hazırlıklar yapılması gerektiğini şöyle özetledi; “Anne kendi ihtiyacı olan şeyleri önceden planlayıp çantasına koymalıdır. Bunlar pamuklu, sağlıklı, temiz, ütülenmiş özellikle yüksek belli, çok dar ve çok bol olmayan esnekliği olan iç çamaşırlar olmalıdır. Lohusa sütyeni gibi açılıp kapanabilen özellikleri bulunan iç çamaşırı dışında 3 saatte bir sık sık değiştirmek üzere mesane pedlerimizin yanımızda olması gerekiyor. Annelerin kendini daha iyi hissetmesi açısından gecelikleri veya pijamaları üşümemeleri adına da ya da terini alması açısından ödem atarken pamuklu atlet ya da bir şal, hırka gibi bir şey olabilir. Terlik, çorap ve ıslak mendil gibi malzemeleri almaları gerekmektedir.

Bebek için hastane çıkışı denen bir olgu var. O da en çok bebeklerin başlarından üşümeleridir. Bebeklerin başlarına takılabilecek pamuklu yine tahriş etmeyen sağlıklı doğal materyalden yapılmış pamuklu giysiler, başlık, eldiven ve tulum gibi elbiseler olmalıdır. Bebek bezlerinin yanlarında bulundurulması önemli unsurlar arasındadır.” dedi.
Doğum öncesi ve sonrası anne hijyeninin önemli olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Nadide Korkut hijyen konusunu detaylıca anlattı; “Doğum öncesi her gün banyo yapmamız gerekiyor. Banyo vücuttaki bakteriyel floranın yerleşmesini engelleyen bir şeydir. Doğal malzemelerle yıkanmak en iyisidir. Ben hastalarıma genelde bebeklerde kullanılan şampuanları veya bitkisel, doğal ürünleri tercih etmelerini öneriyorum. Onun dışında epilasyon istedikleri gibi yapabilirler bunda da serbestler… Hijyen çok önemli, özellikle idrar kaçırma gibi bir sorun varsa mesane pedlerinin kullanılmasını öneriyoruz. Külotların her gün değişmesini ve alt bölge temizliğinin önden arkaya doğru yapılmasının arka mikrobun ön tarafa, idrar bölgesine vajinal bölgeye değmemesini öneriyoruz.

Doğum sonrası ise aynı şekilde hastalarımızın, lohusa adaylarımızın ya da annelerimizin mutlaka her gün banyo yapmaları her gün iç çamaşırı değiştirmeleri ve mesane veya normal pedlerini kanamaları fazla olmasa bile 3 saatte bir değiştirmeleri çok önemlidir çünkü kanda üreyen bakteriler hijyen açısından hastalıkları ortaya çıkartabilir. Anneler özellikle bebekle uğraşırken kendi bakımlarını ihmal ediyorlar.

Peki anneler düzenli olarak ped değiştirmezlerse neler olur?

Doğumdan sonraki ilk 1 hafta kanama, adet kanaması kadar olur. Daha sonra kanama yerini daha çok akıntıya bırakır, akıntının rengi kahverengi, sarı, beyaz olmak üzere giderek açılır ve ortalama 40 gün (lohusalık süresi boyunca) devam eder. Bu sürede herhangi bir antiseptik solüsyon kullanmaya gerek yoktur. Pedler sık sık değiştirilmeli, genital bölge duru su ile yıkanarak temiz ve kuru tutulmalıdır. Kötü kokulu akıntı veya yoğun kanama olur ise mutlaka hekime başvurulur.

Düzenli ped değiştirilmezse bakteriler üremektedir. Üreyen bakteri yukarı kadar çıkar ve asendan enfeksiyonlar belirebilir. Lohusalıkta zaten bebeği emzirmekten ve doğumdan dolayı bağışıklık sistemi çok düşen anneler için enfeksiyonlar çok kötü sonuçlara mal olabilir bunun için temizlik çok önemlidir.” dedi.

Meraklı Hastalar

Merak Et, Sağlıklı Kal!

Paylaş
Yayınlayan
Meraklı Hastalar

Önceki Yazılar

Viatris’in Türkiye Organizasyonu, üst üste ikinci kez “Great Place to Work®” sertifikası aldı

Küresel sağlık şirketi Viatris’in Türkiye organizasyonu, çalışanlarının değer gördüğü, desteklendiği ve seslerinin duyulduğu kapsayıcı ve…

% gün önce

“Otolog kök hücre nakli doğru hastaya uygulandığında MS’i kontrol altına alma oranı daha yüksek”

Türkiye’de yaklaşık 85 bin kişiyi etkileyen Multipl Skleroz (MS) hastalığına karşı kullanılan atakları azaltmaya ve…

% gün önce

TÜRKİYE’NİN İLK ‘KİLO YÖNETİM PARKI’ AÇILDI!

Türkiye’nin, kilo yönetimine dikkat çeken ilk park projesi ‘Kilo Yönetim Noktası’, Abbasağa Parkı’nda İstanbullularla buluşuyor.…

% gün önce

GEN’den sedef hastalığının tedavisine yönelik umut veren çalışma: GN-037

GEN, formülasyonunu bünyesindeki AR-GE laboratuvarlarında geliştirdiği yenilikçi ilacı olan GN-037 topikal kreminin Faz 2 klinik…

% gün önce

“Ülkemizde DMD hastalığının görülme oranını düşürmek mümkün!”

7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü’ne özel açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim…

% gün önce

Viatris Türkiye, Great Place To Work® Sertifikası aldı

Global sağlık şirketi Viatris’in bir parçası olan Viatris Türkiye, Great Place to Work® sertifikası aldı.…

% gün önce