Kategoriler: Psikiyatri

2020’de çocuklarda en çok ekrana bakma süreçlerinde artış ve yeme bozukluğu görüldü

Pandemi nedeniyle zor şartlarda geçirdiğimiz 2020 yılı, çocuklar için de farklı tecrübelerin yaşandığı bir yıl oldu. Çocukların yüz yüze eğitime ara verilmesi nedeniyle arkadaşlarından uzak kaldığını ve bu durumun sosyalleşme süreçlerini etkilediğini belirten uzmanlar, pandemi sürecinde en çok ekrana bakma süreçlerinde artış ve yeme bozukluğu görüldüğüne dikkat çekiyor. Uzmanlar pandemi sürecinin ruhsal dayanıklılık ve esnekliğin öneminin anlaşılmasında da etkili olduğunu vurguluyor.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, yeni yıla sayılı günler kala 2021 için önemli tavsiyelerde bulundu.

Geride bırakmaya hazırlandığımız 2020 yılının pandemi nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de zorlukla geçtiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, bu dönemden çocukların da olumsuz şekilde etkilendiğini söyledi.

Sosyalleşmeden uzak kaldılar

Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, çocukların özellikle sosyalleşmeden uzak kaldıklarına dikkat çekerek “Çocuklar açısından zor bir yıl oldu. Özellikle okulların yüz yüze eğitime geçmesi nedeniyle çok etkilendiler. Her şeyden önce arkadaşları ile görüşmeleri azaldı, okul ortamındaki sosyalleşmeden uzak kaldılar. Uzaktan eğitimde dikkatlerini vermekte zorlandılar. Bu dönem hem çocuk hem aile için bir sosyal izolasyona neden oldu ve çocuklar sadece arkadaşlarından değil, akrabalarından da uzak kaldılar. Bununla beraber eğer bir kayıp yaşanmışsa bu durumun da çocuklar üzerinde etkileri oldu. Sevenlerini, akrabalarını vedalaşamadan kaybeden çocuklar oldu” diye konuştu.

Aileleri daha fazla zaman geçirdiler

Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Çocuklar için en olumlu taraflarından biri, aileleri ile daha fazla paylaşım yapacakları zamanları oldu. Ancak bu durum beraberinde bazı aileler için çatışmaların artmasına da neden oldu” dedi.

Her çocuk farklı etkilendi

Çocukların bu dönemde etkilenmelerinin yaş dönemlerine göre farklılık gösterdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, altta yatan ruhsal rahatsızlıkları bulunan çocukların bu dönemde daha çok etkilendiğini kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, şunları söyledi:

“Okul öncesi dönemde bulunan çocukların ebeveynlerinin ruhsal durumundan etkilenmesi daha fazla oldu. Özellikle altta yatan ruhsal rahatsızlıkları olan çocuklar pandemi döneminde daha çok etkilendi. Örneğin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan ya da özel öğrenme güçlüğü bulunan çocuklar uzaktan eğitimden yaşıtları kadar faydalanamadılar. Dikkatlerini sürdürmekte zorlanma, daha fazla ekrana maruz kalma, ev içinde dikkatlerini dağıtan şeylerin fazla olması, ev ortamında okul disiplinin uygulanmasının zor olması, öğretmenle kurulan ilişkinin azlığı bunun nedenleri arasında gösterilebilir.

Yeme bozukluklarında artış görüldü

Öncesinde depresyon, kaygı bozukluğu benzeri rahatsızlığı bulunan çocukların yaşadıkları sosyal izolasyon nedeniyle şikayetlerinde artış olmuş olabilir. Yine yeme bozukluklarının arttığını gördük. Duygusal yeme ihtiyacı bulunan çocukların içinde bulundukları stresli ortam nedeniyle yeme alışkanlıkları değişti. Çocukların uyku alışkanlıkları değişti. Ekrana bakma süreleri arttı. Bu durum internet bağımlılığına yatkın çocuklar için oldukça sorun teşkil etti.”

Ruhsal dayanıklılık ve esnekliğin önemi anlaşıldı

Pandemi sürecinde ruhsal dayanıklılık (resilience) olarak adlandırılan kavramın öneminin anlaşıldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Rezilyans zor durumlar karşısında esneyebilme, dayanıklı olma ve durumla başa çıkma kapasitesidir. Gerek çocuk gerek yetişkin olsun, yeniliklere daha kolay adapte olan, stresli ortamlarda şartlarını dönüştürerek yeni rutinler yaratabilen kişilerin pandemi ile daha kolay başa çıktığını gördük. Belki her zaman bir pandemi olmayabilir ancak çocuklar zaman içerisinde birçok stresli olaya maruz kalacaklar. Bu nedenle çocukları rezilyansı kuvvetli bireyler olarak yetiştirmek önemli” dedi.

Sosyal desteğin kıymeti anlaşıldı

Bununla beraber iletişimin, paylaşımın, sosyal desteğin ne kadar önemli olduğunun hatırlandığına da dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Kişiler olumsuz ruh halinin yakınları ile paylaşımda bulundukça azaldığını, sosyal desteğin daha az hissedildiği zamanlarda arttığını deneyimlediler” dedi.

Ebeveynler çocuklarına daha çok zaman ayırmalı

“Hayata ne olursa olsun devam edebilmek, üretmek, elinden geleni yapmak, çabalamak hayata anlam katan uğraşılardır” diyen Yüksel, “2021 yılında da önlemlerini alan, kendi sorumluluklarını bilen, olumsuz koşullara rağmen çabalayan, uğraşan ebeveynler çocuklarına iyi birer rol model olacaktır. Ebeveynler çocukları ile beraber geçirdikleri vaktin kıymetini bilmeli, onları dinlemeli, beraber etkinlikler yapmalı. Evde bir düzen olması, eğitim uzaktan da olsa çocukların uyku alışkanlıklarının yaşlarına uygun olması, ekran sürelerinin ruh sağlıklarını bozmayacak sınırda tutulmasına özen gösterilmesi gereklidir” tavsiyesinde bulundu.

Yaşanan sorunlar için uzmana başvurulmalı

Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Ebeveynler bu süreçten çocuklarının etkilendiğini düşünüyorlarsa vakit kaybetmeden bir çocuk psikiyatri uzmanından destek almalıdırlar. Pandemi döneminde tedavilerin aksatıldığına çok şahit olduk. Tedavilerin aksaması problemlerin kronikleşmesine ve ileride daha zor çözüm bulunmasına neden olabiliyor” uyarısında bulundu.

Meraklı Hastalar

Merak Et, Sağlıklı Kal!

Paylaş
Yayınlayan
Meraklı Hastalar

Önceki Yazılar

Viatris’in Türkiye Organizasyonu, üst üste ikinci kez “Great Place to Work®” sertifikası aldı

Küresel sağlık şirketi Viatris’in Türkiye organizasyonu, çalışanlarının değer gördüğü, desteklendiği ve seslerinin duyulduğu kapsayıcı ve…

% gün önce

“Otolog kök hücre nakli doğru hastaya uygulandığında MS’i kontrol altına alma oranı daha yüksek”

Türkiye’de yaklaşık 85 bin kişiyi etkileyen Multipl Skleroz (MS) hastalığına karşı kullanılan atakları azaltmaya ve…

% gün önce

TÜRKİYE’NİN İLK ‘KİLO YÖNETİM PARKI’ AÇILDI!

Türkiye’nin, kilo yönetimine dikkat çeken ilk park projesi ‘Kilo Yönetim Noktası’, Abbasağa Parkı’nda İstanbullularla buluşuyor.…

% gün önce

GEN’den sedef hastalığının tedavisine yönelik umut veren çalışma: GN-037

GEN, formülasyonunu bünyesindeki AR-GE laboratuvarlarında geliştirdiği yenilikçi ilacı olan GN-037 topikal kreminin Faz 2 klinik…

% gün önce

“Ülkemizde DMD hastalığının görülme oranını düşürmek mümkün!”

7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü’ne özel açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim…

% gün önce

Viatris Türkiye, Great Place To Work® Sertifikası aldı

Global sağlık şirketi Viatris’in bir parçası olan Viatris Türkiye, Great Place to Work® sertifikası aldı.…

% gün önce