İlk Başarılı Kafa Naklinin Yapıldığı İddia Edildi! Ama İddia Ne Kadar Doğru?

0

Hatırlayacak olursanız nörocerrah Sergio Canavero, Şubat 2015’te, sadece 2 sene içerisinde ilk başarılı insan kafası naklini yapacağını ilan etmişti. O gün bugündür haberlerde aralıklarla gördüğümüz Dr. Canavero’nun, 17 Kasım 2017’de insanda kafa naklini başarıyla yaptığı ilan edildi. İddiaya göre ameliyat sadece 18 saat sürdü. Dr. Canavero şöyle söylüyor:

“Doğa, yeterince uzun bir süredir kuralları bize dikte ediyor. Doğuyoruz, büyüyoruz, yaşlanıyoruz ve ölüyoruz. Milyonlarca yıldır insanlar evrimleşiyorlar ve bugüne kadar 100 milyar kadar insan öldü! Bu, devasa skalada bir soykırımdır. Artık öyle bir çağdayız ki, kendi kaderimizi kendi elimize alabiliriz. Bu, her şeyi değiştirecek. Sizi her seviyede değiştirecek. (…) Bu tip bir ameliyat elbette uzun ve zorludur; ancak tamamen olasıdır. Tek bir şey kesin: Omurilik kaynaştırma operasyonu artık bir gerçek ve kafa nakilleri artık yapılabilecek.”

Ama bu iddia ne kadar doğru?

Aralarında nörobilimci Dr. Dean Burnett’in de bulunduğu birçok nörobilim uzmanı, bu iddianın tamamen asılsız olduğunu ileri sürüyorlar. Gerekçeleri ise, Dr. Canavero’nun iddialarının gerçeği yansıtmayacak kadar abartılı olduğu. Örneğin Dr. Canavero’nun bir transplantın “başarılı” olduğunu iddia etmesi için gerekli kriterleri, normalden çok ama çok gevşek. Birkaç örneğe bakalım:

Yakın zamanlarda Dr. Canavero, ilk defa bir maymun üzerinde başarılı bir kafa nakli yaptığını iddia etti. Ama başarılıdan kasıt nedir? Görünen o ki, maymun gerçekten de bu zorlu ameliyattan sağ çıktı; fakat bilinci asla yerine gelmedi. Üstelik doktorlar, “etik gerekçeleri” ileri sürerek 20. saatin sonunda maymunu yaşatmayı bıraktılar. Çünkü maymun, kendi başına yaşayamıyordu. Daha önemlisi, bu transfer sırasında omurilik-beyin bağlantısı yapılmaya çalışılmadı; dolayısıyla ola ki maymun uzun vadede yaşayacak olsaydı da, tamamen felçli olacaktı. Bu durumda… Bilinci olmayan, tamamen felçli olan, ömrü 1 günden az olan bir maymunun “başarılı bir ameliyat geçirdiği” söylenebilir mi?

Dr. Canavero’nun bir diğer iddiası, fare kafasını naklettiğiydi. Ancak buradaki nakil, kafaların değiştirilmesi ya da kafasız bir bedene yeni bir kafa nakledilmesi değildi! Yapılan şey, halihazırda sağlıklı olan ve yaşamını normal biçimde sürdüren bir farenin vücuduna, ölü bir fareden alınan kafanın eklenmesiydi. Yani eklenen kafa fonksiyonel olarak hiçbir işe yaramıyordu ve nakledilen farenin yaşam standartlarını düşürdü.

Peki bu yeni kafa nakli? Yaşayan bireyler üzerinde bile yapılmadı! Denekler cesetlerdi. Dr. Burnett şöyle söylüyor:

“Beni mükemmeliyetçi olarak yaftalayabilirsiniz; ama eğer ki denekleriniz veya hastalarınız, daha deney başlamadan öldülerse, buna ‘başarı’ demek abartılı olacaktır.”

Ancak bu kadar şüpheci olmak, böylesine zorlu bir ameliyatın ilk adımlarını görmezden gelmeye neden olabilir. Örneğin insan cesetleriyle yapılan deneyde, kafa ile vücut ilk defa birbirine bağlandı. Bunun bilimin ve tıbbın gelişimi için belli faydalar sağlaması ve yepyeni alanlar açabilmesi mümkündür. Ne var ki bu, gerçek anlamıyla bir kafa naklinin birçok adımından sadece birisidir. Eğer ki bu ilk adımı “başarılı kafa nakli” olarak ilan edersek, bundan yıllar sonra gerçekten kafa nakli yapabildiğimizde, bunu nasıl ilan edeceğiz? Dr. Burnett şöyle anlatıyor:

“Sonuçta iki farklı arabanın yarısını alıp birbirine kaynak yapabilirsiniz; ancak marşa bastığınız anda araba patlıyorsa, bunu parlak zekanın ürünü olarak yansıtmak yanıltıcı olacaktır.”

Kafa naklinin önünde duran en büyük engel, insan vücudunun modüler yapıda olmamasıdır. Yani Legolar ile oynarken yaptığınız gibi, bir parçayı bir diğer parçaya takıp, sistemin çalışmasını bekleyemezsiniz. Tarihte uzmanlar birçok seferler kafa-vücut bağlantısını tamir etmeye çalışmışlardır. Örneğin geçtiğimiz yıllarda, ufak bir çocuğun ciddi anlamda zarar görmüş kafasını, vücuduna yamamayı başarmışlardır. Ancak anahtar sözcük, yamamak sözcüğüdür. Çocuğun omuriliği ile kafası arasındaki bağlantı tamamen kopmadığı için bu tamir mümkün olabilmiştir. Tamamen kopmuş bir kafayı tekrar vücuda takmak henüz mümkün değildir. Dr. Canavaro ise, yetişkin bir insanın kafasını, bir diğer insanın vücuduna aktarabildiğini iddia etmektedir. Bunu yaparak, bağışıklık sisteminin kafayı reddetme problemini, hasar görmüş sinirleri tamir etme problemini, bireylerin eşsiz kafa-vücut bağlantıları sorununu ve zihin-vücut uyumu problemini aynı anda çözdüğünü iddia etmesi gerekmektedir. Bunun ispatlanabilmesi için sıradan bir gazete haberinden ziyade, olağanüstü miktarda kanıt ve detay gereklidir. Dr. Canavero, bunu sunamamıştır. Dr. Burnett bununla ilgili şunları söylüyor:

“Eğer ki biri bilimle ilgili devasa iddialarda bulunuyorsa; ama bunu destekleyen sağlam kanıtlar sunamıyorlarsa – fakat buna rağmen çoktan bir TED Talk konuşması yaptılarsa, iddianın geçerliğini sorgulamanız için alarm çanları çalmalıdır. Ben bu yaklaşıma Burnett Yasası diyorum.”

Dr. Canavero’nun en büyük sorunu, bu “büyük başarı”nın sonuçlarını akademik dergilerde yayınlamadan önce, bir gazeteye (The Telegraph gazetesine) ilan etmiş olmasıdır. Böylesine büyük bir başarıya gerçekten imza atıldıysa, bilimsel veriler bu iddiayı destekleyebilmelidir. The Telegraph’ın yazdığına göre, Dr. Canavero’nun bir sonraki hedefi komadaki veya beyin ölümü gerçekleşmiş hastalar üzerinde kafa nakli yapabilmektir. Ancak bu kişilerin böyle bir ameliyata nasıl izin vereceği bilinmemektedir.

Muhtemelen halihazırda ölüm döşeğinde olan birilerinin bu tip bir prosedüre izin vermesi gerekecektir.

Elbette Dr. Canavero tamamen haklı olabilir. Hatta yaptığında tamamen samimi de olabilir. Ancak başarının büyüklüğü, bilimsel prosedürü ve standartları görmezden gelmemiz için geçerli veya yeterli bir sebep değildir. Dr. Canavero’nun yapması gereken, iddiasını akademik platformda ispatlamak ve ondan sonra bu başarıyı halka izah etmektir. Ola ki şüpheciler yanılıyorsa ve Dr. Canavero gerçekten olağanüstü bir başarıya imza attıysa, bunu somut ve güçlü kanıtlarla ortaya koyduğunda, elbette şüpheciler de fikirlerini değiştirecek ve kutlamaya katılacaklardır. Ancak o zamana kadar size tavsiyemiz, bu konuda çıkan haberlere çok dikkatle yaklaşmanız ve büyük olasılıkla kafa veya vücut nakliyle ilgili bu iddiaların neredeyse tamamının hatalı olduğunu unutmamaktır.

Kaynak:Evrim Ağacı/Çağrı Mert Bakırcı

Beğen
Beğen Aşık Oldum Haha Vay Canına Üzgünüm Kızgınım

CEVAP VER